Osseointegration
① Osseointegration Canlı kemik ile bir implantın yüzeyi arasında doğrudan yapısal ve fonksiyonel bağlantı oluşması sürecidir.
Osseointegration
① Osseointegration Canlı kemik ile bir implantın yüzeyi arasında doğrudan yapısal ve fonksiyonel bağlantı oluşması sürecidir.
Commonly known as the tooth socket,the alveolar bone is the main supportfor teeth, anchoring them to both theupper and lower jaws by a tissue calledcementum.
① Diş yuvası olarak bilinen alveoler kemik, dişlerin ana destek yapısıdır ve onları sementum adı verilen bir doku aracılığıyla hem üst hem alt çeneye bağlar.
Abutment is a componentto an be used to supportthe prosthetic device
① Abutment, protez cihazını desteklemek için kullanılan bir bileşendir.
Componen
① Emergence profile Dişin veya implant üst yapısının, diş etinden çıktığı şekildeki konturu veya şeklidir.
Dental Implan
① Screw Vidalama elemanı; implantı veya abutmenti sabitlemek için kullanılır.
② Crown Kuron; dişin görünen kısmını restore eder, estetik ve çiğneme fonksiyonunu sağlar.
③ Abutment Ara parça; implant gövdesi ile kuron veya köprü arasında bağlayıcı görevi görür.
④ Implant body İmplant gövdesi; kemik içine yerleştirilen ve osseointegrasyon sağlayan ana yapıdır.
A crown, bridge, or denture is then placedover the implant to restore function andesthetics
① Ardından, fonksiyon ve estetiği geri kazandırmak için implantın üzerine bir kuron, köprü veya protez yerleştirilir.
An implant is a post usually made oftitanium that is implanted in a bone
① Bir implant, genellikle kemikte yerleştirilen titanyumdan yapılmış bir çubuktur.
Nasal prosthese
-Nazal (Burun) Protezleri Yetersiz kemik kalitesi ve kalınlığı nedeniyle burun bölgesine implant yerleştirilmesi teknik olarak zorlayıcı olabilir.
Burun boşluğunun (nazal kavite) ve komşu dokuların karmaşık anatomisi, bu bölgedeki implant cerrahisinin başarısını etkiler. Özellikle radyoterapi almış hastalarda bu durum çok daha zorlu olabilir.
Perineal bölgeye kadar olan ortalama kemik ölçümleri; piriform kenar (2.9 mm), glabella (12.8 mm) ve nazal fossanın ön yüzü (10.2 mm), optimal kemik kapasitesinin ön (anterior) nazal fossa ile sınırlı olduğunu göstermiştir.
İmplantlar genellikle üçgen bir düzlemde yerleştirilir. Burun tabanı ve maksillanın (üst çene kemiği) ön yüzü, implant yerleşimi için ideal alanlardır.
Usually, three to four implants are placed in the lateral wall to provide denture stability. For prosthesis aesthetics, implantsshould be placed on the upper or side of the orbital wall so that it can be camouflaged by the prosthesis.
① Usually, three to four implants are placed in the lateral wall to provide denture stability. Genellikle, protezin stabilitesini sağlamak için lateral (yan) duvarda üç ila dört implant yerleştirilir.
② For prosthesis aesthetics, implants should be placed on the upper or side of the orbital wall so that it can be camouflaged by the prosthesis. Protez estetiği için, implantlar protez tarafından gizlenebilecek şekilde orbital duvarın üstüne veya yanına yerleştirilmelidir.
For this reason, it may be necessary to consider a rigorous technique for staged bone grafting for a successfulimplant-supported orbital prosthesis
Bu nedenle, implant destekli başarılı bir orbital protez için aşamalı kemik grefti uygulamasına yönelik titiz bir teknik düşünülmesi gerekebilir.
Unfortunately, this means that the desired axial loading of the implants is impossible in this region, which is a less favorablebiomechanical condition compared to other craniofacial implant sites.
Ne yazık ki, bu durum bu bölgede implantların istenen aksiyal yüklemesinin mümkün olmadığı anlamına gelir; bu da diğer kraniofasiyal implant bölgelerine kıyasla daha az elverişli bir biyomekanik durumdur.
Due to the increase in bone thickness and quality, implant placement in the lateral walls is usually recommended. In most cases,the medial border is problematic due to the increased anatomical complexity resulting from the lacrimal fossa and the lack ofadequate bone
① Due to the increase in bone thickness and quality, implant placement in the lateral walls is usually recommended. Kemik kalınlığı ve kalitesindeki artış nedeniyle, implant yerleştirilmesi genellikle lateral (yan) duvarlara yapılması önerilir.
② In most cases, the medial border is problematic due to the increased anatomical complexity resulting from the lacrimal fossa and the lack of adequate bone. Çoğu durumda, medial (orta) sınır sorunludur; çünkü lakrimal fossa nedeniyle anatomik yapı karmaşıklığı artar ve yeterli kemik bulunmaz.
Because of the osseous anatomy of the orbital bone, orbital implants must be placed radially into the orbital boundary toprovide adequate bone thickness for retention
Orbital kemiğin kemik anatomisi nedeniyle, orbital implantlar tutuculuk için yeterli kemik kalınlığını sağlamak amacıyla orbital sınır içine radyal olarak yerleştirilmelidir
Ocular prostheses
Ocular prostheses, gözünü kaybetmiş veya gözünü çıkarmak zorunda kalmış kişiler için yapılan yapay göz (göz protezi) anlamına gelir.
Entegre (gözenekli) implantlar: Bu implantlar, gözenekli yapıları sayesinde içlerine doğru fibröz doku oluşumuna (dokunun implantla bütünleşmesine) izin verirler.
Entegre olmayan (non-integrated) implantlar: Bu implantların göz protezi ile doğrudan mekanik bir bağlantısı yoktur. Genellikle rektus kaslarının (gözü hareket ettiren kasların) tutunmasını sağlayan ağ benzeri bir malzeme ile kaplıdırlar
An implant should be placed at 9 o’clock and 11o’clock positions for the right ear and at 1 o’clockand 3 o’clock positions for the left ea
Sağ kulak için bir implant 9 ve 11 saat pozisyonlarına, sol kulak için ise 1 ve 3 saat pozisyonlarına yerleştirilmelidir.
The two implants should be 15 mm apart fromeach other and each of them should beapproximately 18 mm away from the center ofthe auricular duct
İki implant birbirinden 15 mm uzaklıkta olmalı ve her biri auriküler kanalın merkezinden yaklaşık 18 mm uzaklıkta olmalıdır.
Magnetic retention systems are preferred in orbital defects, even when therisk of corrosion is taken into account because the prostheses used by themagnet systems are easy to be placed by the patient
Mıknatıs tutucu sistemler, korozyon riski göz önünde bulundurulsa bile orbital defektlerde tercih edilir; çünkü mıknatıs sistemleriyle kullanılan protezler hastalar tarafından kolayca yerleştirilebilir.
hese systems are used in the retention of a facial prosthesis, in regionswith high muscle activity adjacent to the prosthesis in cases where theability to use the hand is inadequate, the bone is thin and the implant isdesired to reduce the forces applied to the bone
Bu sistemler, yüz protezinin tutuculuğunda, proteze bitişik yüksek kas aktivitesine sahip bölgelerde, el kullanım yeteneğinin yetersiz olduğu durumlarda, kemik ince olduğunda ve kemik üzerine uygulanan kuvvetleri azaltmak amacıyla implantın tercih edildiği durumlarda kullanılır.
Magnet systems consist of individual implant supports that do not requiresuperstructure preparation and are not interconnected
Mıknatıs sistemleri, üst yapı hazırlığı gerektirmeyen ve birbirine bağlanmamış bireysel implant desteklerinden oluşur.
n bar systems, there is a bar that connects the implants to each other and a retentive lock that sitsin this bar.• The bars used in these systems aare about 2 mm in diameter.• These retention systems are especially preferred for auricular prosthesis.• Passive alignment between the bar and the implants should be ensured in order to achieve theforce distribution. To hold the clips in the prosthesis, an acrylic plate is prepared.• Leaving a distance of about 1.5 mm between the bar and the tissue is important to allow for theeasy cleansing of this area.• Bar systems, unlike magnet systems, do not rust when they come in contact with body fluids.• However, it is difficult to clean the underside of the bar due to the pedestal portion of theprosthesis.• Bar systems take up more space in the prosthesis.
① In bar systems, there is a bar that connects the implants to each other and a retentive lock that sits in this bar. Bar sistemlerinde, implantları birbirine bağlayan bir bar ve bu barın içinde oturan bir tutucu kilit bulunur.
② The bars used in these systems are about 2 mm in diameter. Bu sistemlerde kullanılan barlar yaklaşık 2 mm çapındadır.
③ These retention systems are especially preferred for auricular prosthesis. Bu tutucu sistemler özellikle kulak protezlerinde tercih edilir.
④ Passive alignment between the bar and the implants should be ensured in order to achieve the force distribution. Kuvvet dağılımını sağlamak için bar ile implantlar arasında pasif hizalama sağlanmalıdır.
⑤ To hold the clips in the prosthesis, an acrylic plate is prepared. Protezdaki klipsleri tutmak için bir akrilik plaka hazırlanır.
⑥ Leaving a distance of about 1.5 mm between the bar and the tissue is important to allow for the easy cleansing of this area. Bar ile doku arasında yaklaşık 1,5 mm boşluk bırakmak, bu bölgenin kolay temizlenmesini sağlamak için önemlidir.
⑦ Bar systems, unlike magnet systems, do not rust when they come in contact with body fluids. Bar sistemleri, mıknatıs sistemlerinin aksine, vücut sıvılarıyla temas ettiğinde paslanmaz.
⑧ However, it is difficult to clean the underside of the bar due to the pedestal portion of the prosthesis. Ancak, protezin kaide (pedestal) kısmı nedeniyle barın altını temizlemek zordur.
⑨ Bar systems take up more space in the prosthesis. Bar sistemleri, protez içinde daha fazla yer kaplar.
Implants should be at least 7 mm away from the hairy scalp. If this is not possible, skin graftingshould be performed
① Implants should be at least 7 mm away from the hairy scalp. İmplantlar, saçlı deriden en az 7 mm uzaklıkta olmalıdır.
② If this is not possible, skin grafting should be performed. Eğer bu mümkün değilse, deri grefti uygulanmalıdır.
he bars fixed between abutments should follow natural facial features and be designed to providethe necessary hygiene
Abutmentler arasına sabitlenen barlar, doğal yüz hatlarını takip etmeli ve gerekli hijyeni sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.
The implants should be 1 cm apart from each other for hygienic purposes.
İmplantlar, hijyenik nedenlerle birbirlerinden 1 cm uzaklıkta olmalıdır.
Toprevent any damage, the skin layers should be surgically thinned and this operation should be done10 mm away from the abutments.
Herhangi bir hasarı önlemek için, deri katmanları cerrahi olarak inceltilmeli ve bu işlem abutmentlerden 10 mm uzakta yapılmalıdır.
c
c-Kemik Bölgeleri (c-bone regions) Kemik kütlesinin en ince olduğu kenar bölgeleridir.
Kemik Hacmi: 3 mm veya daha azdır.
İmplant Seçimi: Bu bölgeler, 3 mm veya daha kısa kraniofasiyal implantların kullanılmasını gerektirir.
Örnek Bölgeler:
Pyriform (armutsu) kenar.
Infraorbital (göz altı) kenar.
Nasal (burun) kemiği.
Zigomatik arkın (elmacık kemeri) bazı kısımları.
Yüz bölgesindeki temporal kemiğin (şakak kemiği) bazı bölümleri.
b
b-kemik bölgeleri (b-bone regions): Kemik hacminin 4-5 mm olduğu bu bölgelerde, 4 mm’lik kraniofasiyal (kafa-yüz) implantlar kullanılabilir.
Bu kemik bölgeleri; orbital (göz çukuru) kenarların üst, yan ve alt-yan kısımlarının büyük bölümünde bulunur.
Özellikle zigomanın (elmacık kemiği) mastoid sınırı ve temporal kemikte (şakak kemiği) bu yapıya rastlanır.
a
a-kemik bölgeleri:
"Dental implantların yanı sıra zigomatik implantların kullanımına da imkan tanıyan bu bölgelerde, kemik hacmi 6 mm veya daha fazladır. Üst çenenin (maksilla) ön kısmı, zigomatik ark (elmacık kemiği kemeri) ve zigoma (elmacık kemiği) bu bölgelere örnektir. Yüz iskeleti üzerindeki bu kemik bölgeleri; anterior maksilla, zigoma ve/veya zigomatik artriti* içerir.
Implant planning softwareallows for the assessmentof bone volume anddensity.
İmplant planlama yazılımları, kemik hacmi ve kemik yoğunluğunun değerlendirilmesine olanak sağlar.
omputed tomography(CT) scans or otherradiographic evaluationsof bone mass areimportant.
① Computed tomography (CT) scans or other radiographic evaluations of bone mass are important. Kemik kütlesinin değerlendirilmesinde bilgisayarlı tomografi (BT) taramaları veya diğer radyografik incelemeler önemlidir.
raniofacialosseointegratio
Craniofacial osseointegration, kafatası ve yüz kemiklerine yerleştirilen titanyum implantların, kemikle doğrudan ve sağlam biyolojik bağ kurması sürecidir.
raniofacialosseointegration planningis multifaceted
Craniofasiyal osseointegrasyon planlaması çok yönlüdür.
I, II, III, aVR, aVL, and aV
, EKG’de kalbin elektriksel aktivitesini kol ve bacaklara yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydeden derivasyonlardır.
oliguria
Oligüri, idrar çıkışının normalden az olmasıdır.
perfusion
Perfüzyon, kanın doku ve organlara yeterli miktarda ulaştırılmasıdır.
Urine output monitoring shows kidney perfusion and function. Less than 0.5 mL/kg/hourindicates oliguria
Urine output monitoring, böbrek perfüzyonunu ve fonksiyonunu gösterir. → 0,5 mL/kg/saatin altındaki idrar çıkışı oligüriyi gösterir.
Urethral trauma• Urinary tract infections
① Urethral trauma (Üretral travma) → Üretranın (idrar kanalı) zedelenmesi veya yaralanması.
② Urinary tract infections – UTI (İdrar yolu enfeksiyonları) → İdrar yollarında (üretra, mesane, üreter, böbrek) gelişen enfeksiyonlar.
Congestive heart failure• Renal failure• Hepatic failure• Shock• Cardiac surgery• Craniotomy
① Congestive heart failure (Konjestif kalp yetmezliği) → Kalbin vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar kan pompalayamaması.
② Renal failure (Böbrek yetmezliği) → Böbreklerin kanı süzme ve idrar oluşturma fonksiyonunun bozulması.
③ Hepatic failure (Karaciğer yetmezliği) → Karaciğerin metabolizma, detoksifikasyon ve protein sentezi görevlerini yapamaması.
④ Shock (Şok) → Doku ve organlara yetersiz kan ve oksijen gitmesiyle gelişen hayati durum.
⑤ Cardiac surgery (Kalp cerrahisi) → Kalp ve büyük damarlar üzerinde yapılan cerrahi işlemler.
⑥ Craniotomy (Kraniotomi) → Beyne ulaşmak için kafatasının cerrahi olarak açılması.
Urine Output Monitoring
Urine Output Monitoring (İdrar Çıkışı İzlemi) → Böbrek fonksiyonu, dolaşım durumu ve sıvı dengesini değerlendirmek için yapılan takip yöntemidir.
Neuromonitoring (BIS - Bispectral Index)• Tests EEG components.• BIS Value Interpretation:• 65-85: Sedation• 40-65: General anesthesia depth
Neuromonitoring (BIS – Bispectral Index) → EEG (elektroensefalografi) bileşenlerini analiz ederek anestezi derinliğini ölçer.
BIS Değeri Yorumlama: ① 65–85: Sedasyon (hafif–orta düzey) ② 40–65: Genel anestezi için uygun derinlik
Disruption of the sample line continuit
CO₂ ölçüm hattının kopması, ayrılması veya tıkanması
Interruption of airway continuity
Interruption of airway continuity, hava yolunun anatomik veya fonksiyonel olarak sürekliliğinin bozulmasıdır.
Pulmonary embolism
ulmonary embolism (PE), akciğer arterlerinden birinin pıhtı (embolus) ile ani olarak tıkanmasıdır.
Low cardiac output
Low cardiac output, kalbin dakikada pompaladığı kan miktarının normalden düşük olmasıdır.
Cardiac arrest
Cardiac arrest, kalbin aniden ve etkili şekilde pompa yapmayı durdurmasıdır.
Phase 0: Inspiratory phasePhase I: Dead space and minimal or absent CO2Phase II: Alveolar and dead space mixturePhase III: Alveolar plateau and end-expiratory CO2 peak(PETCO2)
① Phase 0 – Inspiratory phase (İnspiratuvar faz) → Nefes alma evresi → Akciğerlere taze hava girer → CO₂ yoktur ya da sıfıra yakındır
② Phase I – Dead space phase → Anatomik ölü boşluktan gelen hava → Gaz alışverişi olmayan alanlardan gelir → CO₂ minimal veya yoktur
③ Phase II – Alveolar + dead space karışımı → Alveollerden gelen CO₂’li hava ile ölü boşluk havası karışır → CO₂ hızla yükselir
④ Phase III – Alveolar plateau → Tamamen alveoler gaz boşalır → CO₂ plato yapar → Fazın sonunda ölçülen değer: PETCO₂ (end-ekspiratuvar CO₂) → Ventilasyon, perfüzyon ve metabolizma hakkında bilgi verir
Verification of endotracheal tube placement• Monitoring during patient transfer• Monitoring hypopnea/apnea• Assessing CPR quality and spontaneous circulation retur
① Verification of endotracheal tube placement → Endotrakeal tüpün doğru trakea içinde olup olmadığının doğrulanması (EtCO₂ varlığı ile)
② Monitoring during patient transfer → Hasta transferi sırasında solunum ve ventilasyonun izlenmesi
③ Monitoring hypopnea/apnea → Hipopne (yüzeyel solunum) ve apnenin (solunum durması) saptanması
④ Assessing CPR quality and spontaneous circulation return → CPR’nin etkinliğinin değerlendirilmesi ve spontan dolaşımın geri dönüşünün (ROSC) tespiti
Capnography
Capnography (Kapnografi)
Solunum sırasında verilen havadaki karbondioksit (CO₂) düzeyinin sürekli ölçülmesi ve dalga formu halinde izlenmesidir.
False Low SpO
2️⃣ False Low SpO₂ (Yanlış düşük):
Oje (özellikle koyu renk): Işığın geçişini engeller.
Metilen mavisi: Işık absorbsiyonunu değiştirir.
Titreme (shivering): Sensörün doğru okuma yapmasını bozar.
False High SpO
False High SpO2: Increased carboxyhemoglobin or methemoglobin. • False Low SpO2: Nail polish, methylene blue, shivering.
Oximetry relies on the different light absorption of oxygenated anddeoxygenated hemoglobin under red and infrared light
Oksimetri, oksijenlenmiş ve oksijenlenmemiş hemoglobinin, kırmızı ve kızılötesi ışığı farklı oranlarda emmesi prensibine dayanır.
Distal ischemia• pseudoaneurysm• AV fistula• hemorrhage• artery embolism• infection• peripheral neuropathy• equipment misuse.
① Distal ischemia Damarın uç kısmında kan akımının azalması veya kesilmesi sonucu gelişen oksijensizlik.
② Pseudoaneurysm (Psödoanevrizma) Damar duvarı yırtılıp kanın çevre dokuda yalancı kese oluşturması.
③ AV fistula (Arteriovenöz fistül) Atardamar ile toplardamar arasında anormal bağlantı oluşması.
④ Hemorrhage Kontrolsüz kanama.
⑤ Artery embolism Bir pıhtı ya da yabancı maddenin damarı tıkayarak kan akışını engellemesi.
⑥ Infection Girişim yapılan bölgede mikrobiyal enfeksiyon gelişmesi.
⑦ Peripheral neuropathy Periferik sinirlerin hasarı sonucu uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı.
⑧ Equipment misuse Tıbbi ekipmanın yanlış veya hatalı kullanımı.
Dorsalis pedis, radial artery, brachial artery, axillaryartery, femoral artery, superficial artery.
① Dorsalis pedis artery Ayağın üst yüzünde, ayak sırtında bulunur.
② Radial artery El bileğinin başparmak tarafında bulunur.
③ Brachial artery Üst kolun iç kısmında, dirsek çukurunda hissedilir.
④ Axillary artery Koltuk altında bulunur.
⑤ Femoral artery Kasık bölgesinde bulunur.
⑥ Superficial artery (Yüzeyel arter) Cilde yakın, yüzeysel seyreden atardamarlardır (ör. temporal yüzeyel arter).
oscillometry
Osilometri, otomatik tansiyon aletlerinin kullandığı, stetoskop gerektirmeyen ölçüm prensibidir.
atherosclerosis
Atardamar duvarlarında yağ, kolesterol ve kalsiyum birikmesine bağlı olarak damarların sertleşip daralmasıdır.
vasoconstriction
Damarların daralmasıdır.
Shock• excessive vasoconstriction• significant edema• advanced atherosclerosis• inappropriate cuff size• rapid cuff deflation.
① Shock Şok
② Excessive vasoconstriction Aşırı vazokonstriksiyon
③ Significant edema Belirgin ödem
④ Advanced atherosclerosis İleri derecede ateroskleroz
⑤ Inappropriate cuff size Uygun olmayan manşon (tansiyon aleti manşeti) boyutu
⑥ Rapid cuff deflation Manşonun hızlı şekilde indirilmesi
auscultation
Stetoskop kullanılarak vücut içi seslerin dinlenmesi yöntemidir.
Systolic and diastolic pressures measured via auscultation
Auskültasyon yöntemiyle ölçülen sistolik ve diyastolik basınçlar
egmen
İskemi veya miyokard enfarktüsü göstergesi olabilir.
ST-segment
① ST-segment
EKG’de QRS kompleksinin bitimi ile T dalgasının başlangıcı arasındaki düz çizgi kısmıdır.
1. What is the heart rate?2. Is the rhythm regular?3. Does each P wave follow a QRS?4. Is QRS normal?5. Is the rhythm dangerous?6. Does the rhythm require treatment?7. Is there any ST-segment change?8. Are there any changes in waveforms?
① What is the heart rate? Kalp hızı nedir?
② Is the rhythm regular? Ritim düzenli mi?
③ Does each P wave follow a QRS? Her P dalgasını bir QRS takip ediyor mu?
④ Is QRS normal? QRS normal mi?
⑤ Is the rhythm dangerous? Ritim tehlikeli mi?
⑥ Does the rhythm require treatment? Ritim tedavi gerektiriyor mu?
⑦ Is there any ST-segment change? ST segmentinde değişiklik var mı?
⑧ Are there any changes in waveforms? Dalga formlarında herhangi bir değişiklik var mı?
ischemia
Ischemia (İskemi)
Dokulara yeterli kan akışı olmaması durumudur.
Five Leads• I, II, III, aVR, aVL, and aVF. The fifth electrode can be placed betweenV1 and V6. V1 is used for arrhythmias, and V3-5 is used for ischemia.
① Five Leads (Beş Elektrot) I, II, III, aVR, aVL ve aVF derivasyonlarını içerir.
② Fifth electrode (Beşinci elektrot) V1 ile V6 arasına yerleştirilebilir.
③ V1 kullanımı Aritmileri tespit etmek için kullanılır.
④ V3–V5 kullanımı İskemi tespiti için kullanılır.
Monitoring increases the accuracy and precision of clinical decisions.
Monitorizasyon, klinik kararların doğruluğunu ve hassasiyetini artırır.
Monitoring refers to processes that allow anesthesiologists to detectand assess potential physiological problems by identifying prognostictrends over time.
Monitorizasyon, anesteziyologların zaman içinde prognostik eğilimleri belirleyerek olası fizyolojik sorunları tespit etmesine ve değerlendirmesine olanak sağlayan süreçleri ifade eder.
Monitorisation
① Monitorisation (Monitorizasyon / İzlem)
Hastanın hayati fonksiyonlarının ve klinik durumunun sürekli gözlenmesidir.
Loss of consciousness• Loss of sensation• Amnesia• Analgesia• Immobility• Suppression of reflexes in response to surgical stimuli
Loss of consciousness 👉 Bilinç kaybı Hasta çevresinin farkında değildir, uyanık değildir.
Loss of sensation 👉 Duyunun kaybı Dokunma, basınç gibi duyular algılanmaz.
Amnesia 👉 Hafıza kaybı Hasta işlem sırasında veya sonrasında olanları hatırlamaz.
Analgesia 👉 Ağrı hissinin ortadan kaldırılması Cerrahi ağrı algılanmaz.
Immobility 👉 Hareketsizlik Hasta istemsiz ya da istemli hareket yapmaz.
Suppression of reflexes in response to surgical stimuli 👉 Cerrahi uyaranlara karşı reflekslerin baskılanması
hyperthermia
③ Hyperthermia (Hipertermi) Vücut sıcaklığının normalin çok üzerine çıkmasıdır.
-Myoglobinuria
② Myoglobinuria (Miyoglobinüri) İdrarda miyoglobinin varlığıdır
Myoglobinemia
① Myoglobinemia (Miyoglobinemik) Kandaki miyoglobin düzeyinin artmasıdır.
Hyperposphatemia
① Hyperphosphatemia (Hiperfosfatemi)
Kandaki fosfat (PO₄³⁻) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıdır.
Hypernatremia
① Hypernatremia (Hipernatremi)
Kandaki sodyum (Na⁺) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıdır.
Hyperkalemia
Kandaki potasyum (K⁺) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıdır.
Increased serum creatine kinase
① Increased Serum Creatine Kinase (Artmış Serum Kreatin Kinaz)
Kandaki kreatin kinaz (CK) enzimi seviyesinin yükselmesidir.
📌 Kısa açıklama:
Kas hasarı veya kas dokusunun aşırı aktivasyonu sonucu CK seviyesi arta
Diffuse Rigidity
① Diffuse Rigidity (Yaygın Kas Sertliği / Diffüz Rigitite)
Kaslarda vücudun birçok bölgesinde aynı anda sertlik ve kasılma durumudur.
Increased Sympathetic Activity
① Increased Sympathetic Activity (Artmış Sempatik Aktivite) Vücudun savaş-kaç sistemininin aşırı aktif hale gelmesidir.
📌 Kısa açıklama:
Kalp atım hızı ve kan basıncı artar, terleme, taşikardi ve pupiller genişleme gibi belirtiler ortaya çıkar.
Metabolic Acidosis• -Cyanosis
① Metabolic Acidosis (Metabolik Asidoz) Vücudun asit–baz dengesinin bozulması sonucu kanın pH’sının düşmesidir. 📌 Genellikle hipoksi, böbrek yetmezliği veya hiperkapni ile ilişkili olabilir.
② Cyanosis (Siyanoz) Deri ve mukozaların mavimsi renk almasıdır.
Low mix venous O2 pressure
Düşük karışık venöz O₂ basıncı, dokuların oksijen ihtiyacının arttığı veya kalbin yeterince oksijenli kan pompalayamadığı durumu gösterir.
• Masseter muscle rigidity• tachycardia• hypercarbia
① Masseter muscle rigidity (Masseter kas sertliği) Çene kasının aniden sertleşmesi ve açılmaması durumu. 📌 Malign hipertermi için erken uyarıcı bulgudur.
② Tachycardia (Taşikardi) Kalp atım hızının normalden hızlı olması. 📌 Genellikle 100/dakika üzeri.
③ Hypercarbia (Hiperkapni) Kandaki karbondioksit (CO₂) düzeyinin yükselmesi. 📌 Malign hipertermi veya hipoventilasyon sırasında görülebilir.
Malignant Hyperthermia
Malign hipertermi, özellikle bazı anestezik ilaçlar veya kas gevşeticilerle tetiklenen, kas hücrelerinde aşırı kalsiyum birikimi sonucu ortaya çıkan ciddi bir metabolik krizdir.
autosomal dominant inheritance• It is an acute hypermetabolic state that occurs in muscle tissue. rare• Recent studies mention mutations in the skeletal muscle Ca channeland Ryanodine receptor genes on chromosome 19 in humans.• May develop with the onset of anesthesia or in the postoperativeperiod
① Autosomal dominant inheritance Otozomal dominant kalıtım
② It is an acute hypermetabolic state that occurs in muscle tissue, rare Kas dokusunda ortaya çıkan nadir bir akut hipermetabolik durumdur
③ Recent studies mention mutations in the skeletal muscle Ca channel and Ryanodine receptor genes on chromosome 19 in humans Son çalışmalar, insanlarda 19. kromozomda bulunan iskelet kası Ca kanalı ve Ryanodin reseptör genlerindeki mutasyonları bildirmektedir
④ May develop with the onset of anesthesia or in the postoperative period Anestezi başlangıcında veya postoperatif dönemde gelişebilir
Convulsions
① Convulsions (Konvülziyonlar) Beyindeki ani ve kontrolsüz elektriksel aktivite artışı sonucu gelişen kasılmalar ve nöbetlerdir.
Dental and Soft tissue traumas• urological problems• ophthalmological problems• acute adrenocortical insufficiency• Unexpected drug reactions• immunological reactions
① Dental and Soft tissue traumas Diş ve yumuşak doku travmaları
② Urological problems Ürolojik problemler
③ Ophthalmological problems Oftalmolojik (göz) problemler
④ Acute adrenocortical insufficiency Akut adrenal korteks yetmezliği
⑤ Unexpected drug reactions Beklenmeyen ilaç reaksiyonları
⑥ Immunological reactions İmmünolojik reaksiyonlar
central anticholinergic syndrome
Santral antikolinerjik sendrom, bazı ilaçlar nedeniyle beyin fonksiyonlarının bozulmasıyla uyanıklık değişikliği, ajitasyon, halüsinasyon ve bazen ateş ile seyreden bir durumdur.
Aspiration of gastric contents and aspiration pneumonia
① Aspiration of gastric contents Mide içeriğinin aspirasyonu, mide içeriğinin solunum yollarına kaçmasıdır ve özellikle anestezi/sedasyon sırasında koruyucu reflekslerin baskılanması ile görülür.
② Aspiration pneumonia Aspirasyon pnömonisi, aspirasyon sonucu akciğerde gelişen enfeksiyondur; ateş, öksürük ve nefes darlığı ile seyredebilir.
Anxiety• Postoperative fatigue• delay in waking up• central anticholinergic syndrome• Convulsions, Post-Anesthesia Excitation and Hallucinations• Peripheral nerve injuries• Ischemic spinal injury
① Anxiety Anksiyete (kaygı)
② Postoperative fatigue Postoperatif yorgunluk
③ Delay in waking up Uyanmada gecikme
④ Central anticholinergic syndrome Santral antikolinerjik sendrom
⑤ Convulsions, Post-Anesthesia Excitation and Hallucinations Konvülziyonlar, postanestezik ajitasyon ve halüsinasyonlar
⑥ Peripheral nerve injuries Periferik sinir yaralanmaları
⑦ Ischemic spinal injury İskemik spinal yaralanma
Aspiration
Aspirasyon, mide içeriği, tükürük, kan veya yabancı maddelerin solunum yollarına (trakea ve akciğerler) kaçmasıdır.
Surgical intervention: Eye, head, neck and intra-abdominal interventions,especially biliary and gynecological surgeries
① Surgical intervention: Eye, head, neck and intra-abdominal interventions, especially biliary and gynecological surgeries Cerrahi girişimler: Göz, baş, boyun ve intraabdominal girişimler; özellikle safra yolları (biliyer) ve jinekolojik cerrahiler.
Delayed gastric emptying
Delayed gastric emptying (Gecikmiş mide boşalması) Mide içeriğinin normalden daha yavaş ince bağırsağa geçmesidir.
full stomach
Full stomach (Dolu mide) Midenin içerikle dolu olduğu durumdur.
Nausea-vomiting
Nausea–vomiting (Bulantı–kusma)
regurgitation
Regurgitation (Regürjitasyon) Mide içeriğinin bulantı ve kusma olmadan, pasif şekilde yemek borusuna veya ağıza geri gelmesidir.
gastrointestinaltract
Ağızdan başlayıp yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsak boyunca uzanan; besinlerin sindirimi ve emilimini sağlayan organlar bütünüdür.
Hematoma, Thrombosis, thrombo phlebitis
① Hematoma (Hematom) Damar dışına çıkan kanın doku içinde birikmesidir. Genellikle travma, cerrahi işlem veya enjeksiyon sonrası görülür.
② Thrombosis (Tromboz) Bir damar içinde kan pıhtısı oluşmasıdır. Kan akımını kısmen veya tamamen engelleyebilir.
③ Thrombophlebitis (Tromboflebit)
Toplardamarda pıhtı oluşumu (tromboz) ile birlikte damar duvarı iltihabının bulunmasıdır
Tachycardia, Bradycardia, Arrhythmia and Blocks
① Tachycardia (Taşikardi) Kalp atım hızının normalden fazla olmasıdır. 📌 Erişkinde genellikle dakikada 100’ün üzerinde kalp atımıdır.
② Bradycardia (Bradikardi) Kalp atım hızının normalden düşük olmasıdır. 📌 Erişkinde genellikle dakikada 60’ın altında kalp atımıdır.
③ Arrhythmia (Aritmi) Kalp ritminin düzensiz olmasıdır. 📌 Kalp çok hızlı, çok yavaş veya düzensiz atabilir.
④ Blocks (Kalp Blokları) Kalpteki elektriksel iletimin yavaşlaması veya tamamen kesilmesidir. 📌 Özellikle atriyoventriküler (AV) bloklar klinik olarak önemlidir.
myocardial infarction
Miyokard enfarktüsü, kalp kasını besleyen koroner arterlerden birinin ani tıkanması sonucu, kalp kasının bir bölümünün oksijensiz kalarak hasar görmesi veya ölmesidir.
Cardiac Arrest
Kardiyak arrest, kalbin dolaşımı sürdüremeyecek şekilde aniden durmasıdır.
Decreased vital capacity
Azalmış vital kapasite, kişinin maksimum derin nefes aldıktan sonra verebildiği hava miktarının azalmasıdır.
aspiration
Aspirasyon, mide içeriğinin, tükürüğün, kanın veya yabancı maddelerin alt solunum yollarına (trakea–akciğer) kaçmasıdır.
pulmonary edema
Pulmoner ödem, akciğerlerdeki alveollerin ve interstisyel alanın sıvı ile dolması durumudur.
increase pulmonary shunt
Artmış pulmoner şant, akciğerdeki kanın oksijenlenmeden (havalanmadan) geçerek sistemik dolaşıma katılması durumudur.
The leading causes of post-operative hypoxia are hypoventilation, ventilation perfusion mismatch, and increased pulmonaryshunts.
Postoperatif hipoksinin başlıca nedenleri; hipoventilasyon, ventilasyon-perfüzyon uyumsuzluğu ve artmış pulmoner şantlardır
Complications observed later; Segmental atelectasis, Aspiration pneumonia Lung abscess, surgical emphysema, pneumothorax,thromboembolism
① Complications observed later; Segmental atelectasis, Aspiration pneumonia, Lung abscess, surgical emphysema, pneumothorax, thromboembolism Geç dönemde görülen komplikasyonlar; segmental atelektazi, aspirasyon pnömonisi, akciğer apsesi, cerrahi amfizem, pnömotoraks ve tromboembolizm
aspiration
Mide içeriğinin veya yabancı maddelerin solunum yollarına kaçmasıdır.
hypercapni
Kanda karbondioksit (CO₂) düzeyinin artmasıdır.
ypoxia
Dokulara giden oksijenin yetersiz olması durumudur.
In the early postoperative period; hypoxia, hypercapnia and aspiration are observed most frequently.
① In the early postoperative period; hypoxia, hypercapnia and aspiration are observed most frequently Erken postoperatif dönemde en sık hipoksi, hiperkapni ve aspirasyon görülür.
sibl
ASA Sınıfları ASA I
Tamamen sağlıklı hasta
Sistemik hastalık yok 📌 Örnek: Sağlıklı genç birey
ASA II
Hafif sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkilemez 📌 Örnekler:
Kontrollü hipertansiyon
Hafif astım
Sigara içen hasta
ASA III
Ciddi sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkiler 📌 Örnekler:
Kontrolsüz diyabet
Stabil angina
KOAH
ASA IV
Hayatı tehdit eden ciddi sistemik hastalık
Sürekli risk altında 📌 Örnekler:
Yeni geçirilmiş MI
İleri kalp yetmezliği
Böbrek yetmezliği (diyaliz)
ASA V
Ameliyat olmadan yaşama ihtimali olmayan hasta
24 saat içinde ölüm riski yüksek 📌 Örnekler:
Masif travma
Rüptüre abdominal aort anevrizması
ASA VI
Beyin ölümü gerçekleşmiş, organ bağışçısı hasta 📌 Sadece organ nakli için değerlendirilir “E” Harfi (Emergency)
Acil cerrahi durumlarda sınıfın yanına eklenir 📌 Örnek: ASA IIIE, ASA IVE
P
ASA Sınıfları ASA I
Tamamen sağlıklı hasta
Sistemik hastalık yok 📌 Örnek: Sağlıklı genç birey
ASA II
Hafif sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkilemez 📌 Örnekler:
Kontrollü hipertansiyon
Hafif astım
Sigara içen hasta
ASA III
Ciddi sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkiler 📌 Örnekler:
Kontrolsüz diyabet
Stabil angina
KOAH
ASA IV
Hayatı tehdit eden ciddi sistemik hastalık
Sürekli risk altında 📌 Örnekler:
Yeni geçirilmiş MI
İleri kalp yetmezliği
Böbrek yetmezliği (diyaliz)
ASA V
Ameliyat olmadan yaşama ihtimali olmayan hasta
24 saat içinde ölüm riski yüksek 📌 Örnekler:
Masif travma
Rüptüre abdominal aort anevrizması
ASA VI
Beyin ölümü gerçekleşmiş, organ bağışçısı hasta 📌 Sadece organ nakli için değerlendirilir
P
ASA Sınıfları ASA I
Tamamen sağlıklı hasta
Sistemik hastalık yok 📌 Örnek: Sağlıklı genç birey
ASA II
Hafif sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkilemez 📌 Örnekler:
Kontrollü hipertansiyon
Hafif astım
Sigara içen hasta
ASA III
Ciddi sistemik hastalığı olan hasta
Günlük yaşamı etkiler 📌 Örnekler:
Kontrolsüz diyabet
Stabil angina
KOAH
ASA IV
Hayatı tehdit eden ciddi sistemik hastalık
Sürekli risk altında 📌 Örnekler:
Yeni geçirilmiş MI
İleri kalp yetmezliği
Böbrek yetmezliği (diyaliz)
ASA V
Ameliyat olmadan yaşama ihtimali olmayan hasta
24 saat içinde ölüm riski yüksek 📌 Örnekler:
Masif travma
Rüptüre abdominal aort anevrizması
ASA VI
Beyin ölümü gerçekleşmiş, organ bağışçısı hasta 📌 Sadece organ nakli için değerlendirilir
Choosing the anesthesia plan to be followed according to the riskfactors determined in the medical history and the choice of thepatient, making perioperative and postoperative care more effectiveand cheaper• Reducing the mortality and morbidity of surgery• To enable the patient to return to normal life as early as possible.
① Choosing the anesthesia plan to be followed according to the risk factors determined in the medical history and the choice of the patient, making perioperative and postoperative care more effective and cheaper Tıbbi öyküde belirlenen risk faktörlerine ve hastanın tercihine göre uygulanacak anestezi planının seçilmesi, böylece perioperatif ve postoperatif bakımın daha etkili ve daha ekonomik hale getirilmesi
② Reducing the mortality and morbidity of surgery Cerrahinin mortalite ve morbiditesinin azaltılması
③ To enable the patient to return to normal life as early as possible Hastanın normal yaşamına mümkün olan en kısa sürede dönebilmesinin sağlanması
Obtaining information about the patient's medical history,physical and mental status and determining the necessary testsand consultations• Choosing the anesthesia plan to be followed according to the riskfactors determined in the medical history and the patient's choice• Giving detailed information to the patient and obtaining consent• Educating the patient about anesthesia, preoperative care andpain management to reduce anxiety and facilitate recovery
① Obtaining information about the patient's medical history, physical and mental status and determining the necessary tests and consultations Hastanın tıbbi öyküsü, fiziksel ve ruhsal durumu hakkında bilgi edinilmesi ve gerekli tetkiklerin ve konsültasyonların belirlenmesi
② Choosing the anesthesia plan to be followed according to the risk factors determined in the medical history and the patient's choice Tıbbi öyküde belirlenen risk faktörlerine ve hastanın tercihine göre uygulanacak anestezi planının seçilmesi
③ Giving detailed information to the patient and obtaining consent Hastaya detaylı bilgi verilmesi ve aydınlatılmış onamın alınması
④ Educating the patient about anesthesia, preoperative care and pain management to reduce anxiety and facilitate recovery Kaygıyı azaltmak ve iyileşmeyi kolaylaştırmak amacıyla hastanın anestezi, preoperatif bakım ve ağrı yönetimi konusunda eğitilmesi
mortality and morbidity
① Mortality
Mortalite = ölüm oranı
Belirli bir hastalık, işlem veya zaman dilimi içinde ölümle sonuçlanan vakaların oranını ifade eder.
Örnek:
“Postoperatif mortalite %1” → Ameliyat sonrası ölüm oranı %1
② Morbidity
Morbidite = hastalık / komplikasyon oranı
Ölümle sonuçlanmayan ancak hastalık, komplikasyon, fonksiyon kaybı veya yan etki oluşturan durumların sıklığını ifade eder.
Örnek:
“Postoperatif morbidite” → Enfeksiyon, ağrı, kanama, solunum problemi gibi komplikasyonlar
PREANESTHESIC EVALUATION ANDPATIENT PREPARATION• It is an important clinical examination to reduce mortality and morbidity beforethe application of surgical or diagnostic anesthesia.• To ensure that the patient is brought to optimal conditions before theoperation
① PREANESTHESIC EVALUATION AND PATIENT PREPARATION Preanestezik değerlendirme ve hasta hazırlığı
② It is an important clinical examination to reduce mortality and morbidity before the application of surgical or diagnostic anesthesia. Cerrahi veya tanısal anestezi uygulanmadan önce mortalite ve morbiditeyi azaltmak amacıyla yapılan önemli bir klinik değerlendirmedir.
③ To ensure that the patient is brought to optimal conditions before the operation Hastanın operasyon öncesinde en uygun (optimal) koşullara getirilmesini sağlamak amacıyla yapılır.
Avoid known allergens•Epinephrine auto-injector (EpiPen)•0.15 mg or 0.3 mg / 0.3 ml•Must be carried by patients with prior anaphylaxis•Avoid beta-blockers, ACE inhibitors, MAO inhibitors, tricyclic antidepressants if possible
① Avoid known allergens Bilinen alerjenlerden kaçınılmalıdır
② Epinephrine auto-injector (EpiPen) Epinefrin oto-enjektörü (EpiPen)
③ 0.15 mg or 0.3 mg / 0.3 ml 0.15 mg veya 0.3 mg / 0.3 ml
④ Must be carried by patients with prior anaphylaxis Daha önce anafilaksi geçirmiş hastalar tarafından mutlaka taşınmalıdır
⑤ Avoid beta-blockers, ACE inhibitors, MAO inhibitors, tricyclic antidepressants if possible Mümkünse beta-blokerler, ACE inhibitörleri, MAO inhibitörleri ve trisiklik antidepresanlardan kaçınılmalıdır
Medications• Antihistaminics• Steroids
① Medications İlaçlar
② Antihistaminics Antihistaminikler
③ Steroids Steroidler
📌 Klinik not: Antihistaminikler ve steroidler destek tedavisidir; anafilakside hayat kurtarıcı olan ilk ilaç adrenalindir.
Management• Airway & circulation assessment• IV fluids: 30 ml/kg• Oxygen 4–6 L/min• Epinephrine IM (1:1000)
① Management Tedavi / Yönetim
② Airway & circulation assessment Hava yolu ve dolaşımın değerlendirilmesi
③ IV fluids: 30 ml/kg İntravenöz sıvı tedavisi: 30 ml/kg
④ Oxygen 4–6 L/min Oksijen: dakikada 4–6 litre
⑤ Epinephrine IM (1:1000) Epinefrin intramüsküler (1:1000)
Time Course•IV exposure: 3–5 minutes•Oral exposure: up to 2 hours•Biphasic reaction: 1–8 hours later•More common if steroids or adrenaline are not used•One-third milder, one-third same severity, one-third more severe•Severity of recurrent episodes is unpredictable
IV exposure: 3–5 minutes
👉 Alerjen damardan verilirse (ilaç, kontrast madde gibi) ➡️ 3–5 dakika içinde anafilaksi başlayabilir 📌 En hızlı ve en tehlikeli durumdur.
Oral exposure: up to 2 hours
👉 Alerjen ağızdan alınırsa (yiyecek, ilaç) ➡️ Reaksiyon 2 saate kadar gecikerek ortaya çıkabilir
Biphasic reaction: 1–8 hours later
👉 İlk belirtiler düzeldikten sonra ➡️ 1–8 saat sonra ikinci bir anafilaksi atağı gelişebilir 📌 Buna bifazik reaksiyon denir
More common if steroids or adrenaline are not used
👉 Adrenalin veya steroid verilmezse ➡️ Bifazik reaksiyon daha sık görülür
One-third milder, one-third same severity, one-third more severe
👉 Tekrar eden ataklarda:
%33 → daha hafif
%33 → aynı şiddette
%33 → daha ağır olabilir
Severity of recurrent episodes is unpredictable
👉 Tekrarlayan anafilaksi ataklarının ➡️ ne kadar şiddetli olacağı önceden tahmin edilemez
Skin: Urticaria, flushing, itching• Respiratory: Wheezing, dyspnea, throattightness• GI: Nausea, vomiting, diarrhea• CVS: Hypotension, arrhythmia
① Skin: Urticaria, flushing, itching Cilt: Ürtiker, kızarıklık (flushing), kaşıntı
② Respiratory: Wheezing, dyspnea, throat tightness Solunum sistemi: Hırıltılı solunum (wheezing), nefes darlığı (dispne), boğazda sıkışma hissi
③ GI: Nausea, vomiting, diarrhea Gastrointestinal sistem: Bulantı, kusma, ishal
④ CVS: Hypotension, arrhythmia Kardiyovasküler sistem: Hipotansiyon, aritmi
gG: Recurrent infection defense• IgA: Mucosal protection• IgM: Early infection• IgD: Least abundant• IgE: Allergy & anaphylaxis
① IgG: Recurrent infection defense IgG: Tekrarlayan enfeksiyonlara karşı savunma
② IgA: Mucosal protection IgA: Mukozal koruma
③ IgM: Early infection IgM: Erken enfeksiyon
④ IgD: Least abundant IgD: En az bulunan immünoglobulin
⑤ IgE: Allergy & anaphylaxis IgE: Alerji ve anafilaksi
Immunoglobulins
Immunoglobulins İmmünoglobulinler (Ig), bağışıklık sisteminin antijenlere karşı ürettiği antikor proteinleridir. Temel görevleri, yabancı maddeleri tanımak, bağlanmak ve etkisiz hale getirilmesini sağlamaktır.
Laboratory Markers•Histamine:•Rises within 5–10 minutes•Remains elevated for 30–60 minutes•Best measured between 10 minutes and 1 hour•Tryptase:•Peaks 60–90 minutes after onset•May remain elevated for up to 5 hours•Best measured 1–2 hours after anaphylaxis (no later than 6 hours)Alpha and beta tryptase:•Alpha tryptase has a high basal level•In anaphylaxis, beta tryptase increases and alpha tryptase rises further•(Total tryptase / beta tryptase):•<10: no mastocytosis20: mastocytosis
① Laboratory Markers Laboratuvar belirteçleri
② Histamine: Histamin:
③ Rises within 5–10 minutes 5–10 dakika içinde yükselir
④ Remains elevated for 30–60 minutes 30–60 dakika boyunca yüksek kalır
⑤ Best measured between 10 minutes and 1 hour En uygun ölçüm zamanı 10 dakika ile 1 saat arasıdır
⑥ Tryptase: Tripta z:
⑦ Peaks 60–90 minutes after onset Başlangıçtan 60–90 dakika sonra pik yapar
⑧ May remain elevated for up to 5 hours 5 saate kadar yüksek kalabilir
⑨ Best measured 1–2 hours after anaphylaxis (no later than 6 hours) Anafilaksiden 1–2 saat sonra ölçülmesi idealdir (en geç 6 saat içinde)
⑩ Alpha and beta tryptase: Alfa ve beta triptaz:
⑪ Alpha tryptase has a high basal level Alfa triptazın bazal düzeyi yüksektir
⑫ In anaphylaxis, beta tryptase increases and alpha tryptase rises further Anafilakside beta triptaz artar ve alfa triptaz daha da yükselir
⑬ (Total tryptase / beta tryptase): (Total triptaz / beta triptaz):
⑭ <10: no mastocytosis <10: mastositoz yok
⑮ ≥20: mastocytosis ≥20: mastositoz
Any substance can cause allergy oranaphylaxis.• First exposure leads to immune memoryformation.• Re-exposure to the same antigen triggersmediator release from mast cells, basophils,and platelets, resulting in a systemic reaction.
① Any substance can cause allergy or anaphylaxis. Herhangi bir madde alerjiye veya anafilaksiye neden olabilir.
② First exposure leads to immune memory formation. İlk maruziyet bağışıklık hafızasının oluşmasına yol açar.
③ Re-exposure to the same antigen triggers mediator release from mast cells, basophils, and platelets, resulting in a systemic reaction. Aynı antijene tekrar maruziyet, mast hücreleri, bazofiller ve trombositlerden mediyatör salınımını tetikler ve bunun sonucunda sistemik bir reaksiyon gelişir.
First exposure → immune memory• Re-exposure → mast cell & basophil activation• IgE-mediated mediator release• Vasodilation, bronchospasm, increasedpermeability
① First exposure → immune memory İlk maruziyet → bağışıklık hafızasının oluşması
② Re-exposure → mast cell & basophil activation Tekrar maruziyet → mast hücreleri ve bazofillerin aktivasyonu
③ IgE-mediated mediator release IgE aracılı mediyatör salınımı
④ Vasodilation, bronchospasm, increased permeability Vazodilatasyon, bronkospazm, damar geçirgenliğinde artış
Pathophysiology
Patofizyoloji, bir hastalığın veya patolojik durumun vücutta nasıl geliştiğini, normal fizyolojik süreçlerin nasıl bozulduğunu ve bu bozulmaların klinik bulgulara nasıl yol açtığını inceleyen bilim dalıdır.
Penicillin and cross-reacting drugs• NSAIDs• Beta-lactam antibiotics, cephalosporins• Chemotherapy agents, muscle relaxants• 4–10% of patients allergic to penicillin also react to cephalosporins• Contrast media
① Penicillin and cross-reacting drugs Penisilin ve çapraz reaksiyon gösteren ilaçlar
② NSAIDs Non-steroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ)
③ Beta-lactam antibiotics, cephalosporins Beta-laktam antibiyotikler, sefalosporinler
④ Chemotherapy agents, muscle relaxants Kemoterapi ajanları, kas gevşeticiler
⑤ 4–10% of patients allergic to penicillin also react to cephalosporins Penisiline alerjisi olan hastaların %4–10’unda sefalosporinlere de reaksiyon görülür
⑥ Contrast media Kontrast maddeler
Food additives• MSG, nitrates, nitrites• Spices (mustard, black pepper)• Colorants (tartrazine, carmoisine, erythrosine, indigotine)• Aspartame, cola additives
⑥ Food additives Gıda katkı maddeleri
⑦ MSG, nitrates, nitrites Monosodyum glutamat (MSG), nitratlar, nitritler
⑧ Spices (mustard, black pepper) Baharatlar (hardal, karabiber)
⑨ Colorants (tartrazine, carmoisine, erythrosine, indigotine) Renklendiriciler (tartrazin, karmosin, eritrozin, indigotin)
⑩ Aspartame, cola additives Aspartam, kola katkı maddeleri
Foods• Seafood (even fish odor may cause anaphylaxis)• Nuts and seeds• Some vegetables, eggs, grains (wheat, corn)• Meat (beef, lamb), celery
① Foods Gıdalar
② Seafood (even fish odor may cause anaphylaxis) Deniz ürünleri (balık kokusu bile anafilaksiye neden olabilir)
③ Nuts and seeds Kuruyemişler ve tohumlar
④ Some vegetables, eggs, grains (wheat, corn) Bazı sebzeler, yumurta, tahıllar (buğday, mısır)
⑤ Meat (beef, lamb), celery Et (sığır, kuzu), kereviz
•History of asthma•Previous anaphylaxis•Severity of last anaphylactic episode•Type, route, and dose of allergen•Age•Atopy history•Cross-reactivity•Family history (one allergic parent: 30%, both parents: 60%)
① History of asthma Astım öyküsü
② Previous anaphylaxis Önceden anafilaksi geçirmiş olma
③ Severity of last anaphylactic episode Son anafilaktik atağın şiddeti
④ Type, route, and dose of allergen Alerjenin tipi, uygulanma yolu ve dozu
⑤ Age Yaş
⑥ Atopy history Atopi öyküsü
⑦ Cross-reactivity Çapraz reaksiyon
⑧ Family history (one allergic parent: 30%, both parents: 60%) Aile öyküsü (bir ebeveyn alerjikse: %30, her iki ebeveyn alerjikse: %60)
Allergy: Unpredictable hypersensitivityreaction• Anaphylaxis: Sudden-onset, rapidlyprogressive IgE-mediated systemic reaction• Anaphylactoid reaction: Non-immunologic,clinically similar reaction• Anaphylactic shock: Life-threatening condition
① Allergy: Unpredictable hypersensitivity reaction Alerji: Öngörülemeyen aşırı duyarlılık reaksiyonu
② Anaphylaxis: Sudden-onset, rapidly progressive IgE-mediated systemic reaction Anafilaksi: Ani başlayan, hızlı ilerleyen, IgE aracılı sistemik reaksiyon
③ Anaphylactoid reaction: Non-immunologic, clinically similar reaction Anafilaktoid reaksiyon: İmmünolojik olmayan, klinik olarak benzer reaksiyon
④ Anaphylactic shock: Life-threatening condition Anafilaktik şok: Hayatı tehdit eden durum
Capnography
Capnography (Kapnografi), hastanın solunumunu ve ventilasyonunu değerlendirmek için solunum sırasında verilen karbondioksit (CO₂) miktarını sürekli olarak ölçen ve gösteren izlem yöntemidir.
Most importantly, it can detect changes in ventilation before clinicalobservation.
Klinik gözlemden önce, ventilasyondaki değişiklikleri en önemlisi olarak tespit edebilir.
Can assess the severity of the patient's respiratory abnormalities andtheir response to interventions
Hastanın solunumsal anormalliklerinin şiddetini ve uygulanan girişimlere verdiği yanıtı değerlendirebilir.
ETCO₂ >50 mmHg or a single increase in ETCO₂ >10 mmHg indicateshypoventilation.
ETCO₂’nin 50 mmHg’nin üzerinde olması ya da ETCO₂’de tek seferde 10 mmHg’den fazla artış görülmesi, hipoventilasyonu (yetersiz solunumu) gösterir.
When a decrease in oxygen saturation is observed, an assessment ofrespiratory rate, ventilation, and circulatory adequacy should be performed
Oksijen satürasyonunda bir düşüş gözlendiğinde, solunum sayısı, ventilasyonun yeterliliği ve dolaşımın (perfüzyonun) yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
oximetry
Oksimetri (oximetry), kandaki oksijenlenme düzeyini ölçmeye yarayan izlem (monitörizasyon) yöntemidir.
For most patients undergoing minimal and moderate sedation, pulse oximetryis sufficient as the sole mechanical monitoring method.
Minimal ve moderat sedasyon uygulanan hastaların çoğu için, tek başına pulse oksimetre ile izlem, mekanik monitörizasyon yöntemi olarak yeterlidir.
In moderate and deep sedation, a dedicated observer must continuouslymonitor the patient
Moderat ve derin sedasyonda, yalnızca hasta takibiyle görevli (ayrı) bir gözlemci, hastayı kesintisiz olarak izlemelidir.
In minimal sedation, intermittent monitoring by the performing physician isusually sufficient
Minimal sedasyonda, işlemi yapan hekimin aralıklı (intermittent) olarak yaptığı hasta takibi genellikle yeterlidir.
High-flow oxygen source•Suction device (with appropriately sized catheter)•Airway equipment•Oral/nasal airways, BVM (Bag-Valve-Mask)•Intravenous access equipment•Monitoring equipment and defibrillator•Rhythm (ECG), pulse oximeter, blood pressure monitor, capnograph (if available)•Resuscitation medications•Adrenaline•Atropine, etc.•Antagonist medications•Opioid - Naloxone•Benzodiazepine - Flumazenil (Anexate)•Sufficient staff and documentation for follow-up must be ensured
① High-flow oxygen source Yüksek akımlı oksijen kaynağı
② Suction device (with appropriately sized catheter) Uygun boyutta kateteri olan aspirasyon (suction) cihazı
③ Airway equipment Havayolu ekipmanları
④ Oral/nasal airways, BVM (Bag-Valve-Mask) Oral/nazal airway’ler ve BVM (Ambu / balon-maske sistemi)
⑤ Intravenous access equipment İntravenöz damar yolu açma ekipmanları
⑥ Monitoring equipment and defibrillator Monitörizasyon ekipmanları ve defibrilatör
⑦ Rhythm (ECG), pulse oximeter, blood pressure monitor, capnograph (if available)
Ritim (EKG) monitörü
Pulse oksimetre (SpO₂)
Kan basıncı monitörü
Kapnograf (varsa)
⑧ Resuscitation medications Resüsitasyon (canlandırma) ilaçları
⑨ Adrenaline Adrenalin
⑩ Atropine, etc. Atropin vb. ilaçlar
⑪ Antagonist medications Antagonist (geri döndürücü) ilaçlar
⑫ Opioid – Naloxone Opioid antagonisti: Nalokson
⑬ Benzodiazepine – Flumazenil (Anexate) Benzodiazepin antagonisti: Flumazenil (Anexate)
⑭ Sufficient staff and documentation for follow-up must be ensured. Takip için yeterli personel bulunmalı ve gerekli tüm kayıt–dokümantasyon sağlanmalıdır.
Solid foods should be avoided for 6 hours, clear liquids for 2-3 hours, and dark liquidsfor 4 hours before sedation
Solid foods should be avoided for 6 hours, clear liquids for 2–3 hours, and dark liquids for 4 hours before sedation. Sedasyondan önce:
Katı gıdalar: 6 saat
Berrak sıvılar (su gibi): 2–3 saat
Koyu sıvılar (süt, meyve suyu vb.): 4 saat süreyle verilmemelidir.
Children under 5 months old;•Should not have milk or solid food for 4 hours before sedation.•Children between 5 months and 36 months;•Should not have milk or solid food for 6 hours before sedation.•Children older than 36 months;•Should not have milk or solid food for 8 hours before sedation
① Children under 5 months old; 5 aydan küçük çocuklar:
② Should not have milk or solid food for 4 hours before sedation. Sedasyondan önce 4 saat boyunca süt veya katı gıda almamalıdır.
③ Children between 5 months and 36 months; 5 ay – 36 ay arasındaki çocuklar:
④ Should not have milk or solid food for 6 hours before sedation. Sedasyondan önce 6 saat boyunca süt veya katı gıda almamalıdır.
⑤ Children older than 36 months; 36 aydan büyük çocuklar:
⑥ Should not have milk or solid food for 8 hours before sedation. Sedasyondan önce 8 saat boyunca süt veya katı gıda almamalıdır.
•To relieve anxiety, fear, and restlessness•To increase the pain threshold•To reduce discomfort caused by position•To ensure immobility•To minimize hemodynamic changes•To ensure patient safety•To provide adequate analgesia, sedation, and amnesia
① To relieve anxiety, fear, and restlessness Anksiyeteyi, korkuyu ve huzursuzluğu azaltmak
② To increase the pain threshold Ağrı eşiğini yükseltmek
③ To reduce discomfort caused by position Pozisyona bağlı rahatsızlığı azaltmak
④ To ensure immobility Hareketsizliği sağlamak
⑤ To minimize hemodynamic changes Hemodinamik değişiklikleri (nabız, tansiyon dalgalanmalarını) en aza indirmek
⑥ To ensure patient safety Hasta güvenliğini sağlamak
⑦ To provide adequate analgesia, sedation, and amnesia Yeterli analjezi, sedasyon ve amnezi sağlamak
•Central Venous Catheter Insertion•Wound Debridement•Abscess Drainage•Arthrocentesis•Acute Painful Conditions•Cardioversion•Renal Colic•Acute Inflammatory Events
① Central Venous Catheter Insertion Santral venöz kateter yerleştirilmesi
② Wound Debridement Yara debridmanı (nekrotik/infekte dokuların temizlenmesi)
③ Abscess Drainage Apse drenajı (apsenin boşaltılması)
④ Arthrocentesis Artrosentez (eklem içine iğne ile girilerek sıvı boşaltılması)
⑤ Acute Painful Conditions Akut ağrılı durumlar
⑥ Cardioversion Kardiyoversiyon (ritim bozukluğunun elektrikle düzeltilmesi)
⑦ Renal Colic Renal kolik (böbrek taşına bağlı şiddetli ağrı)
⑧ Acute Inflammatory Events Akut inflamatuvar olaylar
•Lumbar Puncture•Endoscopic / Radiological Interventions•Peritoneal Lavage
① Lumbar puncture Lomber ponksiyon (beyin–omurilik sıvısı almak veya basınç ölçmek amacıyla belden iğne ile girilmesi)
② Endoscopic / Radiological interventions Endoskopik / radyolojik girişimler (endoskopi, anjiyografi, girişimsel radyoloji işlemleri gibi)
③ Peritoneal lavage Peritoneal lavaj (karın boşluğunun sıvı ile yıkanarak değerlendirilmesi veya tedavi edilmesi)
There is a higher risk of airway obstruction, hypoxia, or hypoventilation.• Achieved with high doses of moderate sedation agents.• Example Procedure:• Reduction of hip dislocation
① There is a higher risk of airway obstruction, hypoxia, or hypoventilation. Havayolu tıkanıklığı, hipoksi (oksijen düşüklüğü) veya hipoventilasyon (yetersiz solunum) riski daha yüksektir.
② Achieved with high doses of moderate sedation agents. Bu sedasyon düzeyi, moderat sedasyonda kullanılan ilaçların daha yüksek dozlarıyla elde edilir.
③ Example Procedure: Örnek işlem:
④ Reduction of hip dislocation Kalça çıkığının redüksiyonu (yerine oturtulması)
Deep sedation may be necessary for procedures that require minimal patientreaction, muscle relaxation, or in painful situations
Derin sedasyon; hastanın minimal düzeyde reaksiyon göstermesinin istendiği, kas gevşemesinin gerekli olduğu veya ağrılı işlemlerde gerekli olabilir.
Deep sedation is characterized by a significant depression in the level ofconsciousness, where a meaningful motor response is only achieved throughrepeated or painful stimuli.
Derin sedasyon, bilinç düzeyinde belirgin bir baskılanma ile karakterizedir; bu durumda anlamlı motor yanıt ancak tekrarlayan veya ağrılı uyaranlarla elde edilebilir.
Dissociation is a state in which sensory stimuli are blocked at thecortical centers, while cardiopulmonary functions and responsesremain intact
Disosiyasyon; duyusal uyaranların beyin korteksinde bloke edildiği, buna karşın kardiyopulmoner (kalp ve solunum) fonksiyonlar ile refleks yanıtların korunduğu bir durumdur.
Synchronized cardioversion
Senkronize kardiyoversiyon, ritim bozukluğu (aritmi) olan hastada kalbin normal ritmine döndürülmesi amacıyla, kalp ritmiyle senkronize edilerek uygulanan elektrik şokudur.
Moderate sedation is used in procedures such as:• Shoulder dislocation reduction• Thoracostomy tube placement• Synchronized cardioversion
① Moderate sedation is used in procedures such as: Moderat (bilinçli) sedasyon aşağıdaki işlemlerde kullanılır:
② Shoulder dislocation reduction Omuz çıkığının yerine oturtulması (redüksiyonu)
③ Thoracostomy tube placement Torasik dren (göğüs tüpü) yerleştirilmesi
④ Synchronized cardioversion Senkronize kardiyoversiyon
Approximately 5% to 15% of patients may require temporaryrespiratory support due to significant bradypnea or apnea.
Hastaların yaklaşık %5–%15’inde, belirgin bradipne (solunumun yavaşlaması) veya apne (solunumun geçici olarak durması) nedeniyle geçici solunum desteği gerekebilir.
The incidence of hypoxia and/or hypoventilation varies depending onthe specific agent, ranging from 10% to 30%.
Hipoksi (kandaki oksijen düzeyinin düşmesi) ve/veya hipoventilasyonun (yetersiz solunum) görülme sıklığı, kullanılan ilaca bağlı olarak değişir ve %10 ile %30 arasında olabilir.
Many agents used in moderate sedation induce amnesia.
Moderat sedasyonda kullanılan birçok ajan amnezi (hafıza kaybı) oluşturur.
It is most closely associated with the term "conscious sedation."
Bu durum, “bilinçli sedasyon (conscious sedation)” terimiyle en yakından ilişkilidir.
Moderate sedation is characterized by a depression in the level ofconsciousness, where the patient exhibits a slow but meaningful motorresponse to simple verbal or tactile stimuli.
Orta (moderat) sedasyon, bilinç düzeyinde azalma ile karakterizedir; bu durumda hasta basit sözel ya da dokunsal uyaranlara yavaş fakat anlamlı motor yanıt verir.
Minimal sedation interventions are used in cases such as lumbarpuncture, simple fracture reductions, and abscess incision
Minimal sedasyon uygulamaları; lomber ponksiyon, basit kırık redüksiyonları ve apse insizyonu (apsenin cerrahi olarak açılması) gibi durumlarda kullanılır.
It is mainly applied to alleviate anxiety and ensure thepatient's comfort during the procedure.
Esas olarak anksiyeteyi azaltmak ve işlem sırasında hastanın konforunu sağlamak amacıyla uygulanır.
Minimal sedation does not typically provide pain relief.Therefore, pain is managed using local or regional anesthesia concurrently.
① Minimal sedation does not typically provide pain relief. Minimal sedasyon genellikle ağrı kesici etki sağlamaz.
② Therefore, pain is managed using local or regional anesthesia concurrently. Bu nedenle ağrı, eş zamanlı olarak lokal veya rejyonal anestezi kullanılarak kontrol altına alınır.
Patient Cooperation: During the procedure, it is important for the patient tofollow instructions. Minimal sedation reduces anxiety while keeping thepatient conscious.
① Patient Cooperation: During the procedure, it is important for the patient to follow instructions. Hasta iş birliği: İşlem sırasında hastanın verilen talimatlara uyması önemlidir.
② Minimal sedation reduces anxiety while keeping the patient conscious. Minimal sedasyon, hastayı bilinçli halde tutarken kaygıyı azaltır.
•Determine the desired level of sedation.•Prepare appropriate monitoring and rescue equipment.•Administer analgesics prior to sedation.•Titrate the agent to achieve the desired level of sedation.•Observe and monitor until the patient returns to their baseline mental state.
① Determine the desired level of sedation. Uygulanacak sedasyon düzeyi (minimal, bilinçli, derin vb.) önceden belirlenmelidir.
② Prepare appropriate monitoring and rescue equipment. Hastayı izlemek ve olası acil durumlara müdahale etmek için uygun monitörizasyon ve kurtarma (acil) ekipmanları hazırlanmalıdır.
③ Administer analgesics prior to sedation. Sedasyondan önce ağrı kesiciler (analjezikler) uygulanmalıdır.
④ Titrate the agent to achieve the desired level of sedation. Kullanılan ilaç, istenen sedasyon düzeyine ulaşılana kadar yavaş ve kontrollü şekilde doz artırılarak verilmelidir (titrasyon).
⑤ Observe and monitor until the patient returns to their baseline mental state. Hasta, işlem öncesindeki normal bilinç ve mental durumuna tamamen dönene kadar gözlenmeli ve izlenmelidir.
•Minimal Sedation•Conscious Sedation•Deep Sedation•Analgesia•Anesthesia•Procedural Sedation and Analgesia
🔹 Minimal Sedation (Minimal Sedasyon / Anksiyolizis)
Hasta tam uyanıktır
Kaygı azalır, rahatlama olur
Komutlara tam ve hızlı cevap verir
Solunum ve kalp fonksiyonları tamamen normaldir
📌 Örnek: Hafif anksiyetesi olan hastaya düşük doz oral sedatif verilmesi
🔹 Conscious Sedation (Bilinçli Sedasyon / Orta Sedasyon)
Hasta uykulu ama uyanıktır
Sözlü veya hafif dokunsal uyarana cevap verir
Solunum genellikle spontandır
Kardiyorespiratuvar fonksiyonlar korunur
📌 Diş hekimliğinde en sık kullanılan sedasyon düzeyi
🔹 Deep Sedation (Derin Sedasyon)
Hasta zor uyandırılır
Yalnızca ağrılı uyarana cevap verir
Solunum baskılanabilir ⚠️
Havayolu desteği gerekebilir
📌 Genel anesteziye çok yakındır, dikkat gerektirir
🔹 Analgesia (Analjezi)
Sadece ağrı hissi ortadan kaldırılır
Bilinç etkilenmeyebilir
Hasta tamamen uyanık olabilir
📌 Örnek: Lokal anestezi altında yapılan diş çekimi
🔹 Anesthesia (Genel Anestezi)
Bilinç tamamen kapalıdır
Hasta uyarana cevap vermez
Solunum ve refleksler kontrol altındadır
Havayolu desteği zorunludur
📌 Ameliyathane koşulları gerekir
🔹 Procedural Sedation and Analgesia (PSA)
Hasta rahatlatılır (sedasyon)
Ağrı önlenir (analjezi)
Kardiyorespiratuvar fonksiyonlar korunur
Genel anesteziye girilmez
📌 Amaç: 👉 İşlemi konforlu + güvenli şekilde yapmak
cardiorespiratory
Kalp + akciğerlerin birlikte çalışarak:
Vücuda oksijen sağlanması
Hayati organların oksijensiz kalmaması
Yaşamın sürdürülmesi
t is a state of sedation that allows the maintenance ofcardiorespiratory functions while preventing the discomfort of theprocedure through the administration of sedatives or dissociativeagents, with or without analgesic
İşlem yapılırken hastaya sakinleştirici (sedatif) veya bilinçten koparıcı (disosiyatif) ilaçlar verilir. Bu ilaçlar ağrı kesiciyle birlikte ya da tek başına kullanılabilir.
It is a state of sedation that allows the maintenance ofcardiorespiratory functions while preventing the discomfort of theprocedure through the administration of sedatives or dissociativeagents, with or without analgesics
İşlem sırasında sedatif veya disosiyatif ajanların, analjeziklerle birlikte ya da analjezikler olmaksızın uygulanması yoluyla hastanın rahatsızlık hissetmesini önlerken, kardiyorespiratuvar fonksiyonların korunmasına izin veren bir sedasyon durumudur.
Analgesia
Analjezi, hastanın ağrı hissetmemesini sağlayan durumdur
Sedation
Sedasyon, hastanın bilincinin tamamen kapanmadığı, ancak:
Sakinleştiği
Kaygısının azaldığı
Çevreye olan farkındalığının düştüğü
Centric relation is the most retruded, unstrained position of the mandibularcondyle within the temporomandibular joint (TMJ), that is, within the glenoidfossa
Sentrik İlişki (Centric Relation), temporomandibuler eklem (TME) içinde, yani glenoid fossada (eklem yuvasında), mandibular (alt çene) kondilin (eklem başının) en geride ve gerilimsiz (zorlanmasız) pozisyonudur.
Centric relation: The maxillomandibular relationship in which the condylesarticulate with the thinnest avascular portion of their respective discs with thecomplex in the anterosuperior position against the shapes of the articulareminences. This position is independent of tooth contact
Sentrik İlişki (CR), çene eklemlerinin (Temporomandibular Eklem - TME) en dengeli, sağlıklı ve tekrarlanabilir konumunu tanımlar.
Eklem Konumu: Alt çene kondillerinin (eklem başlarının) üst çenedeki yuvalarına (glenoid fossa) göre en üstte ve en önde konumlandığı pozisyondur.
Disk İlişkisi: Bu konumda, kondil ile yuva arasına yerleşen eklem diskinin en ince ve yük taşımaya en uygun kısmı bulunur.
Dişlerden Bağımsızlık: Bu pozisyon tamamen eklemlerin anatomik yapısıyla ilgilidir ve alt ile üst dişlerin birbirine değip değmemesinden etkilenmez.
In the one-stage technique,healing caps are attached to theimplants and the flap is sutured around them.• In this technique, there is no need for a second surgery, butsince the caps of the implants are open to the oralenvironment, it is very important for the success of the implantthat the patient has good oral hygiene and does not chew onthe implants.
n the one-stage technique, healing caps are attached to the implants and the flap is sutured around them. Tek aşamalı teknikte, iyileşme kapakları implantlara takılır ve flep bunların etrafında sütürlenir.
🟠 (②) In this technique, there is no need for a second surgery, but since the caps of the implants are open to the oral environment, it is very important for the success of the implant that the patient has good oral hygiene and does not chew on the implants. Bu teknikte ikinci bir cerrahiye gerek yoktur, ancak implant kapakları ağız ortamına açık olduğundan, implantın başarısı için hastanın iyi ağız hijyenine sahip olması ve implantları çiğnememesi çok önemlidir.
mplants should be inserted with the specified torque.• If two-stage surgery is to be performed, a closing screw shouldbe placed on the implant and the flap should be closed in itsoriginal position
(①) Implants should be inserted with the specified torque. İmplantlar, belirtilen tork ile yerleştirilmelidir.
🟠 (②) If two-stage surgery is to be performed, a closing screw should be placed on the implant and the flap should be closed in its original position. İki aşamalı cerrahi yapılacaksa, implant üzerine kapama vidası yerleştirilmeli ve flep orijinal pozisyonunda kapatılmalıdır.
While performing the osteotomy, attention should be paid to thedistance to the adjacent teeth and anatomical structures(minimum 2 mm distance to the adjacent tooth roots and at least3 mm distance between implants)
While performing the osteotomy, attention should be paid to the distance to the adjacent teeth and anatomical structures Osteotomi yapılırken, komşu dişlere ve anatomik yapılara olan mesafeye dikkat edilmelidir
🟠 (②) (minimum 2 mm distance to the adjacent tooth roots and at least 3 mm distance between implants). (Komşu diş köklerine en az 2 mm, implantlar arasında en az 3 mm mesafe bırakılmalıdır)
After the flap design,first the implant area is marked with thepilot bur and the place where the first bur will enter isdetermined.• In order to prevent bone necrosis that may occur due to theheat generated,osteotomy is done with irrigation and at a depthsuitable for the length of the implant to be made.• The burs must be used in sequence and the angle of the implantmust be checked after each drill.• For this purpose,parallelism pins in almost every implant set canbe used.
After the flap design, first the implant area is marked with the pilot bur and the place where the first bur will enter is determined. Flep tasarımından sonra, ilk olarak implant alanı pilot bur ile işaretlenir ve ilk burun gireceği yer belirlenir.
🟠 (②) In order to prevent bone necrosis that may occur due to the heat generated, osteotomy is done with irrigation and at a depth suitable for the length of the implant to be made. Oluşabilecek ısı nedeniyle kemik nekrozunu önlemek için, osteotomi sulama ile ve yapılacak implantın uzunluğuna uygun derinlikte gerçekleştirilir.
🟠 (③) The burs must be used in sequence and the angle of the implant must be checked after each drill. Burlar sırasıyla kullanılmalı ve her matkap sonrası implantın açısı kontrol edilmelidir.
🟠 (④) For this purpose, parallelism pins in almost every implant set can be used. Bu amaçla, neredeyse her implant setinde bulunan paralellik pimleri kullanılabilir.
Compared to the mandible,it has a thinner cortical layer.• Trabecular bone is thinner in the posterior region.• Low bone density reduces the anchorage of the implant, reducing the successrate.• Therefore, the diameter of the implant to be used should be wide enough to meet thechewing forces.• In the presence of parafunctional habits,the number of implants should be increased.• The most suitable site for implant placement is the area between the nasal cavity and themaxillary sinus
Compared to the mandible, it has a thinner cortical layer. Alt çeneye kıyasla, üst çenede kortikal tabaka daha incedir.
🟠 (②) Trabecular bone is thinner in the posterior region. Trabeküler kemik arka bölgede daha incedir.
🟠 (③) Low bone density reduces the anchorage of the implant, reducing the success rate. Düşük kemik yoğunluğu, implantın tutunmasını azaltır ve başarı oranını düşürür.
🟠 (④) Therefore, the diameter of the implant to be used should be wide enough to meet the chewing forces. Bu nedenle, kullanılacak implantın çapı çiğneme kuvvetlerini karşılayacak kadar geniş olmalıdır.
🟠 (⑤) In the presence of parafunctional habits, the number of implants should be increased. Parafonksiyonel alışkanlıklar mevcutsa, implant sayısı artırılmalıdır.
🟠 (⑥) The most suitable site for implant placement is the area between the nasal cavity and the maxillary sinus. İmplant yerleştirmek için en uygun bölge, burun boşluğu ile maksiller sinüs arasındaki alandır.
It is more difficult to prepare, so more emphasis should beplaced on cooling to eliminate the heat generated duringmilling and to prevent bone necrosis.
Hazırlanması daha zordur, bu nedenle frezeleme sırasında oluşan ısının giderilmesi ve kemik nekrozunun önlenmesi için soğutmaya daha fazla önem verilmelidir.
Computed tomography images of the jaws are obtained.• Then,an analog guide is prepared that mimics the final restoration.• At the same time,bone measurements are made and it is decided which surgical method willbe used.• The localization and angle of the implant are determined by using the prepared surgical guidesduring the procedure
🟠 (①) Computed tomography images of the jaws are obtained. Çene kemiklerinin bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri elde edilir.
🟠 (②) Then, an analog guide is prepared that mimics the final restoration. Daha sonra, nihai restorasyonu taklit eden analog bir şablon hazırlanır.
🟠 (③) At the same time, bone measurements are made and it is decided which surgical method will be used. Aynı zamanda kemik ölçümleri yapılır ve hangi cerrahi yöntemin kullanılacağına karar verilir.
🟠 (④) The localization and angle of the implant are determined by using the prepared surgical guides during the procedure. İmplantın konumu ve açısı, işlem sırasında hazırlanan cerrahi şablonlar kullanılarak belirlenir.
URGICAL GUIDES
Tanım: İmplant yerleştirme sırasında doğru pozisyon, açı ve derinliği sağlamak amacıyla kullanılan fiziksel veya dijital olarak tasarlanmış şablonlardır.
augmentation
Augmentation, tıp ve diş hekimliğinde artırma / çoğaltma / güçlendirme
t can be used in conjunction with otherradiological techniques for anteriorimplants.
Ön bölge implantları için diğer radyolojik tekniklerle birlikte kullanılabilir.
valuation of bone amount before graftmaterial is placed in the symphysis region inthe anterior r
Ön bölgede, simfiz bölgesine greft materyali yerleştirilmeden önce kemik miktarının değerlendirilmes
Evaluation of small edentulous areas• Proper alignment and orientationduring the surgical procedure• Repetition/preservation and evaluationof the image
🟠 (①) Evaluation of small edentulous areas Küçük dişsiz alanların değerlendirilmesi 🟠 (②) Proper alignment and orientation during the surgical procedure Cerrahi işlem sırasında uygun hizalama ve yönelimin sağlanması 🟠 (③) Repetition/preservation and evaluation of the image Görüntünün tekrarı/korunması ve değerlendirilmesi
Evaluation of the surgical site• Determination of the most suitable position andorientation of the implant
🟠 (①) Evaluation of the surgical site Cerrahi alanın değerlendirilmesi
🟠 (②) Determination of the most suitable position and orientation of the implant İmplantın en uygun pozisyon ve yöneliminin belirlenmesi
Examination of the area where the surgicalprocedure will be performed• The quality of the bone• Amount of bone• Determination of angles• Relationship of the implant site with criticalstructure
🟠 (①) Examination of the area where the surgical procedure will be performed Cerrahi işlemin yapılacağı alanın incelenmesi
🟠 (②) The quality of the bone Kemiğin kalitesi
🟠 (③) Amount of bone Kemik miktarı
🟠 (④) Determination of angles Açıların belirlenmesi
🟠 (⑤) Relationship of the implant site with critical structure İmplant alanının kritik yapılarla ilişkisi
*If the serum CTx level is < 150 pg/ml, it is necessary to interrupt the drug as approved by thedoctor and follow up every 3 months until the CTx level is > 150 pg/ml.
If the serum CTx level is < 150 pg/ml, it is necessary to interrupt the drug as approved by the doctor Serum CTx seviyesi < 150 pg/ml ise, ilaç doktor onayıyla kesilmelidir 🟠 (③) and follow up every 3 months until the CTx level is > 150 pg/ml. ve CTx seviyesi > 150 pg/ml olana kadar her 3 ayda bir takip edilmelidir.
Detailed informed consent regarding osteonecrosis associated with bisphosphonates should beobtained from the patient
Bisfosfonatlarla ilişkili osteonekroz hakkında ayrıntılı bilgilendirilmiş onam hastadan alınmalıdır.
CTx > 150 pg/ml
CTx (C-terminal telopeptide of type I collagen), kemik yıkımını gösteren bir biyobelirteçtir.
Determination of serum CTx levels (CTx > 150 pg/ml) should be performed immediatelybefore surgery.
Determination of serum CTx levels (CTx > 150 pg/ml) should be performed immediately before surgery. Serum CTx seviyelerinin (CTx > 150 pg/ml) belirlenmesi, cerrahiden hemen önce yapılmalıdır.
he bisphosphonates should be discontinued 3 months before the surgery, the drug should bestarted again 3 months after the surgery, and this process should be approved by the patient'sdoctor
The bisphosphonates should be discontinued 3 months before the surgery, Bisfosfonatlar, cerrahiden 3 ay önce kesilmelidir,
🟠 (②) the drug should be started again 3 months after the surgery, ilaç, cerrahiden 3 ay sonra tekrar başlanmalıdır,
🟠 (③) and this process should be approved by the patient's doctor. ve bu süreç, hastanın doktoru tarafından onaylanmalıdır.
osteonecrosis
Osteonecrosis, Türkçede kemik nekrozu / kemik ölümü olarak bilinir
Fibrous dysplasia
kemik dokusunun normal kemik yerine anormal fibröz (lifsi) doku ile yer değiştirmesi d
isphosphonate use
Bisfosfonat kullanımı ile osteoporoz arasındaki bağlantı şöyle özetlenebilir:
Tedavi amacı: Osteoporozlu hastalarda kemik kaybını yavaşlatmak ve kırık riskini azaltmak için bisfosfonatlar sıkça reçete edilir.
Etki mekanizması: Bisfosfonatlar, osteoklastların kemik yıkımını inhibe ederek kemik yoğunluğunu artırır ve kemik rezorpsiyonunu azaltır.
Osteoporosis
Osteoporosis, Türkçede osteoporoz olarak bilinir ve kemiklerin yoğunluğunun azalması sonucu kırılgan hâle gelmesi durumudur.
Osteoporosis• Decreased trabecular bone mass• Bisphosphonate use!!!!• The width of the implant design should be large and the surface should be such as toincrease bone contact
🟠 (①) Osteoporosis Osteoporoz
🟠 (②) Decreased trabecular bone mass Azalmış trabeküler kemik kütlesi
🟠 (③) Bisphosphonate use!!!! Bisfosfonat kullanımı!!!!
🟠 (④) The width of the implant design should be large and the surface should be such as to increase bone contact İmplant tasarımının genişliği büyük olmalı ve yüzeyi kemik teması artıracak şekilde olmalıdır.
Susceptibility to infection and vascular complications• The healing process has been affected.• Stress-reducing protocols• HbA1C < 7.0• Fasting blood glucose level < 150 mg/dl
Susceptibility to infection and vascular complications Enfeksiyon ve vasküler komplikasyonlara yatkınlık
🟠 (②) The healing process has been affected. İyileşme süreci etkilenmiştir.
🟠 (③) Stress-reducing protocols Stres azaltıcı protokoller
🟠 (④) HbA1C < 7.0 HbA1C < 7.0
🟠 (⑤) Fasting blood glucose level < 150 mg/dl Açlık kan şekeri seviyesi < 150 mg/dl
prophylaxi
rophylaxis, tıp ve diş hekimliğinde koruyucu tedavi / önleyici tedbir anlamına gelir.
Congestive heart failure
Tanım: Kalbin vücuda yeterli kan pompalayamayacak kadar zayıf çalışması durumudur. Bu, hem kanın dolaşımında birikmesine (konjesyon) hem de dokuların oksijen ve besin alamamasına yol açar.
Congestive heart failure• Stress reduction protocol• Consultation depending on the degree of heart failure• Pain control during and after the procedure• Oxygen supplementation if necessary to reduce the risk of hypoxia
Congestive heart failure Konjestif kalp yetmezliği
🟠 (②) Stress reduction protocol Stres azaltıcı protokol
🟠 (③) Consultation depending on the degree of heart failure Kalp yetmezliği derecesine bağlı olarak konsültasyon
🟠 (④) Pain control during and after the procedure İşlem sırasında ve sonrasında ağrı kontrolü
🟠 (⑤) Oxygen supplementation if necessary to reduce the risk of hypoxia Hipoksi riskini azaltmak için gerekirse oksijen desteği
Anticoagulan
Anticoagulant, halk arasında kan sulandırıcı olarak bilinen bir ilaç sınıfıdır.
Surgical procedures should be postponed in patients who have had MI in the last 6 months.• Stress-reducing protocols• Work in short sessions• Anticoagulant use• Consultation
Surgical procedures should be postponed in patients who have had MI in the last 6 months. Son 6 ay içinde miyokard enfarktüsü geçiren hastalarda cerrahi işlemler ertelenmelidir.
🟠 (②) Stress-reducing protocols Stres azaltıcı protokoller
🟠 (③) Work in short sessions Kısa seanslar halinde çalışma
🟠 (④) Anticoagulant use Antikoagülan kullanımı
🟠 (⑤) Consultation Konsültasyon
Angina pectoris
Angina pectoris, halk arasında göğüs ağrısı olarak bilinir ve kalp kasına yeterli oksijen gitmemesi sonucu ortaya çıkar.